"Hayat -Amacı Sistemi bir insanın doğum tarihini kullanarak, üç ya da dört sayıdan (sıfırdan dokuz kadar tam sayıların üç ya da dört tanesinden) oluşan doğum sayısını belirler; sonra bu doğum sayısını, o kişinin hayat amacı hakkında anlamlı bilgiye dönüştürür. (Dan Millman'ın "Hayatınızın Amacı" adlı kitabından derleyen: Asuman Tümer) "Eğer hangi limana doğru seyrettiğimizi bilmiyorsak, hiçbir rüzgar bizim için uygun değildir." SENECA BU DÜNYA YA GELİŞ AMACINIZIN NE OLDUĞUNU HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? NEDEN BURADASINIZ? HAYAT AMACINIZIN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN EVRENİN HANGİ YASALARINA UYMAK ZORUNDASINIZ? AMACINIZI GERÇEKLEŞTİREMEDEN GEÇİP GİTMEK İSTER MİSİNİZ VE DOĞDUĞUZUNDA AİLENİZİN BİR İSİM, EVRENİN İSE SİZE BİR SAYI VERDİĞİNİ BİLİYOR MUYDUNUZ?" Eğer doğum tarihinizi tam ve kesin olarak biliyorsanız, sayının her şeyin özü, aslı olduğunu söyleyen Pitagor'un mirası üzerine inşa edilen bu araştırmanın sonucunda, hayatınızın büyük tablosunu görmenizi sağlayacak kesin bir merceğe sahip olabilirsiniz. -------------- Hayat -Amacı Sistemi bir insanın doğum tarihini kullanarak, üç ya da dört sayıdan ( sıfırdan dokuz kadar tam sayıların üç ya da dört tanesinden) oluşan doğum sayısını belirler.; sonra bu doğum sayısını, o kişinin hayat amacı hakkında anlamlı bilgiye dönüştürür. Doğum sayısının açığa çıkarttığı o bilgiyle o sayı ile ilişkili sipritüel yasaların uygulanışı hayatları değiştirebilir. 1- Doğum tarihinizi mutlaka tam ve doğru olarak bilmelisiniz. Örneğin: 22 şubat 1946. 2-Doğum tarihinizi sayı ile yazın. Önce günü, sonra ayı, sonra da yılı yazın: 22.2.1946 sayıları toplayın. 2+2+ 2+1+9+4+6=26 3- çıkan sayıyı tekrar toplayın: 2+6=8 (evrenin size verdiği sayı 8 olarak belirlenmiştir.) 4- eğer ilk toplamınız 20,30,40 gibi sıfırla bitiyorsa o iki sayıyı da toplayarak son sayıyı bulun. 4+0=4 gibi. doğum tarihine bağlı olarak tek sayıya düşüreceğiniz bir doğum sayısı elde edeceksiniz. Öreğin:21/3, 27/9, 30/3, 32/5 28/10, 29/11, 38/11, 48/12 HER ANA SAYININ ENERJİLERİ VE SORUNLARI 1- Yaratıcılık ve güven 2- İşbirliği ve denge 3- İfade ve duyarlılık 4- İstikrar ve süreç 5- Özgürlük ve disiplin 6- Vizyon ve kabul 7- İtimat ve açıklık 8- Bolluk ve güç 9- Bütünlük ve bilgelik 0- İçsel yetenekler 1' den 9'a kadar elde ettiğiniz sayılardan biri sizin hangi yaşam enerjisine sahip olduğunuzu gösterecektir. Örnekte ki 26/8 enerjisine sahip olanlar bu dünyaya 8'in temsil ettiği bolluk ve güç, 6'nın temsil ettiği Vizyon ve kabul, 2'nin temsil ettiği işbirliği ve denge için gelmişlerdir. Hayatımızın amacını öğrendikten sonra uymamız gereken evrenin sipritüel yasaları vardır ki bu yasaları öğrenerek ve onları kullanarak amacımızı gerçekleştirme yolunda daha emin adımlar atabiliriz. Uyulması gereken yasalar: ESNEKLİK YASASI bu yasayı kullanmakta ustalaşarak, engelleri ilerleme vasıtalarına, sorunları da fırsatlara dönüştürürüz. "Rüzgar kuvvetli esiyorsa, sadece onu kabullenmez ya da ona katlanmayız, ama yel değirmenleri inşa ederiz." Bir gurup insanın başına acı verici bir olay geldiğinde bu insanlardan bazıları tam bir şok, ret ve acı içinde bu deneyime zihnen direnirler; böylece ağacın dallarının rüzgarda kırılması gibi en sert deneyimi yaşarlar. Diğerleri ise, işlerin nasıl olduğu hakkında bir perspektif duygusuyla hayatın bütün tablosunu görerek, eğilerek, durumu tümüyle kabullenip deneyimleme yeteneğini geliştirmişlerdir. Eğilen bir dal gibi, onlar da eğilerek kırılmaktan kurtulmuşlardır. Bu yasayı uygularken şöyle düşünün: kasılma, donup kalma, geri çekilme ya da savaşma eğilimi göstermek yerine kendinizi gücün akışına bırakabildiniz mi? Akışa uyarak onu kendiniz kılabilirsiniz! SEÇİMLER YASASI Her birimiz yaratıcı hayat enerjisine sahibiz. Aynı zamanda kendimizi ifade etme yeteneğine de sahibiz. Bunları yaparken negatif ya da pozitif yollar seçebiliriz. Örneğin: para bir tür enerjidir. Onunla hayır işleri yapabildiğimiz gibi, katil de kiralayabiliriz. Elektrik bir şehri aydınlattığı gibi insanların canını da alabilir. Bütün bu enerjileri yaratıcı bir biçimde kullanmak tamamıyla bize sunulmuş seçeneklerdir bunları kullanma konusunda bize kimse karışmaz. Yaratıcı enerjimizi olumlu yönlerde kullanarak hayatımızın gidişatını değiştirebiliriz. Bir şeyi pozitif bir biçimde ifade ettiğinizde, pozitif enerjinin size nasıl geri döndüğü dikkatinizi çekti mi? Birisine iltifat ederken kendinizi nasıl hissettiğiniz düşündünüz mü? İnsanları yargılamadığınız zaman hayatın size gülen yüzünü gösterdiğini fark edebildiniz mi? SORUMLULUK YASASI Başkalarına yardım edebilmek için önce kendi iç evimizi düzene sokmamız gerekir. Çatışan alt kişiliklerimizi, inançları değerleri, ve fikirleri uzlaştırmamız gerekir. Kendi denge noktamızı keşfetmeye, sorumluluk düzeyimizin sınırlarını belirlemeye ihtiyacımız vardır. Bazen aşırı öz veriye dönüşen sorumluluk duygusu bizi zayıf düşürdüğü gibi, hiçbir şey almadan bütün enerjimizi akıtırız. Bu tipler, başkaları için,( ana babaları, arkadaşları, çocukları, eşleri ve yanında çalışanlar için) normal görevlerinin çok üstünde bir sorumluluk üstlenirler. Başkalarının ihtiyaçları öylesine kendi ihtiyaçlarının önündedir ki, bir tür paspas, köle rolü üstlenmişlerdir. Oysa hepimiz rahatlık bölgemizi belirlemek, saygılı ve sınırlı sorumluluklar taşımak için burada bulunmaktayız. Bir çizgi çizebilmeli,denge noktamızı çok iyi tespit edebilmeliyiz. Sorumsuzluk kadar, aşırı sorumluluk duygusu taşımak son derce zararlıdır. DENGE YASASI Bilgeliğin kalbi olan denge, hayatlarımız için dönüm noktası oluşturabilecek bir öneme sahiptir. Bu yasayı uygulamak kolay değildir ancak çaba göstermeye değer. Çünkü; denge hayatımızın efendisi olmamıza yardımcı olabilir. Çok hızlı mı konuşuyorsunuz? Alçak sesle konuşmayı deneyin. Çok hızlı mı yemek yiyorsunuz? "çok yavaş olmayı" deneyin. Sık sık gerilimli ve gergin misiniz? Kendinizi gevşemiş hissetmeyi deneyin. Aşırı güvenli duruşunuzla rahatsızlık mı veriyorsunuz? Ya da güvensiz misiniz? Daha doğal olmaya gayret edin. SÜREÇ YASASI Her adım kendi içinde küçük bir başarı haline gelebilir. Böylece nihai hedefimize ulaştığımızda bir çok başarıyı da beraberimizde götürürüz. Yol boyunca öğrendiğimiz şeyler aslında hedefe ulaşmaktan daha değerlidir. Hiçbir şeyi bir an da öğrenmediğimiz kabul edebilmek, temelden başlayarak yükseklere ulaşmayı öğrenebilmek,adım adım ilerleyen deneme- yanılma sürecini bilebilmektir süreç yasası. Hayatınızda ki küçük adımlara dikkat edin ve onları asla küçümsemeyin. KALIPLAR YASASI Kalıplar yasası verdiği kararlardan tekrar ve tekrar dönme eğiliminde olan ya da başladığı işi tamamlamadan yarım bırakan, aynı başarısızlıkları tekrarlayanlar için son derece önemlidir. Biz kalıbı kırana dek kalıp tekrar kendini göstererek tekrarlama eğilimi gösterir. Bir kalıbı kırmanın ve değiştirmenin kahramanca bir savaş gerektirdiğini kabul ettiğinizde kazanacaksınız. Örneğin: sigarayı defalarca bırakmanıza rağmen yine başlıyorsanız, sigarayı bırakmanın kolay olduğunu deneyimlemişsinizdir. Ama asıl zor olan ona tekrar başlamamaktır. Eski kalıbı kırmak için mutlaka yeni bir kalıba geçmeyi seçmelisinizdir. DİSİPLİN YASASI Disiplinli olmak, daha hür, daha mutlu ve daha güçlü yapar insanı. Büyük özgürlüğün ve bağımsızlığın en emin vasıtasıdır. O uçmak için sağlanan bir tür düzendir. Eğer bir yerlere ulaşmak istiyorsak bir şeyleri derin bir biçimde yapmak istiyorsak öz-disiplini uygulamak zorundayız. KUSURSUZLUK YASASI Geleneksel bir görüş açısından, bu dünya bir ıstırap yeridir. acı çekeriz, aç, evsiz barksız insanlar görürüz ve tam istediğimiz şeyi elde ettiğimiz zaman bile her şey geçicidir. Aşkın bir perspektiften bakmayı öğrendiğimizde ise her şey kusursuzdur. Ulaşabileceğimiz en iyi şey erdem ve gelişkinliktir ve ona ulaşmak için zaman ve uygulama gereklidir. Kendimiz sürekli başkalarıyla kıyaslayacak şekilde yetiştirildiğimizden olduğumuzdan başka biri olmak için uğraşıp dururuz. Bilgelik, sabır ve sevgiyle gördüğümüzde; sevinçler ve üzüntüler, şu an da dünya gezegeninde olup biten her şey, büyük bir tekamül süreci ile ilgili olarak, kesinlikle ve tamamen mükemmeldir. ŞİMDİKİ AN YASASI Goethe ;" şimdiki an en güçlü tanrıçadır" diyerek anın kuvvetini vurgular. Zamanın mevcut olmadığı soyut bir felsefe gibi görünse de, geçmiş ve gelecek dediğimiz şeyler bizim zihinsel yapılarımızın dışında bir gerçekliğe sahip değildirler. Zaman fikri; bir sosyal anlaşmadır, gerçekte sadece şu an vardır. Bedenimiz şimdiki anda yaşar. Kendimizi bu ana bırakmak, onu kucaklamak, geçmişte kalanlarla kederlenmek yerine anın tadını çıkarmak, gelecek denen şeyi bu anın yarattığını kabul ederek bu anı mutlulukla yaşamayı öğrenmek, "şimdiki an" yasasına uyarak hayatımızın amacını gerçekleştirmemize yardımcı olur. YARGISIZLIK YASASI Yargılar insanlığın icadıdır. Evrensel ruh bizi asla yargılamaz. Bu yasa bize tanrının değil insanların icat ettiği ahlak yasalarını hatırlatır. Yargılar enerjinin önünü keser. İç savunmalar ve direnç oluşturur. Oysa yargılardan kurtulmak değişimin kapılarını açar. Kendimizi de sertçe yargıladığımızda, bizi eleştiren insanları kendimize daha çok çekerek negatif enerji oluştururuz. İNANÇ YASASI İnanç yasası, kendine itimat direkt deneyimle gelir. Yani bir öğretmenin ya da kitabın öğrettiklerinden çok kendi deneyimlerimize dikkat etmemiz hatırlatılır. İçimizden geldiği gibi dans etme, savaş sanatları ve diğer sporları uygulama, bir müzik aleti çalma, bunların hepsi bedenimizin düşünmeden, kendi bilgeliğini izleyerek hareket etme noktasındaki itimat ve geliştirmenin güzel yollarıdır. Böylece bedenimize itimat etmeyi, onu dinlemeyi öğrenir, bedenimizin ihtiyaç duyulan şeyi bildiğini yapabildiğini keşfederiz. BEKLENTİLER YASASI Eğer kansere yakalanmaktan, sevdiklerimizi kaybetmekten, başarısızlıktan korkuyorsak bütün bunları biriyle açık yüreklilikle paylaşmamız ve zihnimizi başka şeylere odaklayarak kendimizi temizlememiz gerekir. Deneyim yaratmanın anahtarını bilinç altı sağlar. Eğer bilinç altınızda korkular yoksa kansere yakalanmayabilirsiniz. Yaşadığınız an size bilinç altınızda ne beklediğinizi açık olarak göstermektedir. Mevcut sorunlarınız bilincinizin doğurduğu sorunlar olduğuna göre mevcut nimetlerde pozitif beklentilerimizin sonucunda oluşmuşlardır Bu yasayı uygulamanın en güzel yolu; olmak istediğiniz şeyi olun! Rahat hale gelene dek prova edin. Daha mutlu, pozitif ve neşeli bir insan olmanın nasıl bir şey olacağını hayal ederek bilinç altı cilalarınızdan kurtulun. DÜRÜSTLÜK YASASI "Kötü insanlar cehenneme gitmezler! Onlar zaten cehennemdedirler' bu kadar kötü davranmalarının nedeni budur. Dürüst davranmadığımız zaman içsel parçalarımız birbiriyle çatışırlar. İçsel öz duygumuz ya da ilhamımız zayıflar, yaşam; kendimizi yoksun ve yalnız hissettirir ve öğrenmemiz gereken tüm dersleri kendimize çektirerek ağır deneyimler geçiririz. İma etme, görmezden gelme, iç çekme , sürekli sızlanma ya da anlaşılma eğiliminde olanlar için dürüstlük yasası, böyle dolaylı, yanlış yola sevk edici, dalavereci, aldatıcı bir iletişime girdiğimizi işaret ederek ihtiyaç duyduğumuz "iç ışığımızı" yitirmemize sebep olduğumuzu hatırlatır. YÜKSEK İRADE YASASI "İçimde her şeyi bilen şefkatli bir öz şu anda bana yol gösteriyor ve ben onu çağırmayı öğrendiğimde bana en iyi ve en doğru nasıl bulmam gerektiğini gösterecek" dediğimizde. İçimizde yer alan en yüksek ve en iyi adına ya da onun hizmetkarı olarak davranmaya başlarız. "Eğer ben Öz'ün, Tanrının bir parçasıysam ve Öz benim parçam ise o zaman ben ne istersem bu Öz'ün iradesidir. Ama egomuz, özgür iradesiyle bir tahta yerleşip bütünün hayrını düşünmeden istediğini yapma eğiliminde olduğundan yüksek iradenin, Öz'ün sesini duymaz. Dileklerimiz bütünün hayrına olmalıdır. Dünyanın bir yanı yanarken siz mutlu olamazsınız. Çünkü küller mutlaka size ulaşacaktır. Yağmurlar delinmiş olan damınızdan evinize dolarken kızamazsınız, çünkü o anda kurak olan topraklarda sevinç vardır. Alabileceğiniz kadar almak yerine verebileceğiniz kadar vermeyi düstur edindiğinizde bolluk ve bereket hep sizinle olacaktır. Vermekten vaz geçmeyin. Her kesin hayrına istediğiniz her şey, sevgi enerjileri ve ışık günlük hayatınıza yağacaktır. EVRENİN YASALARINI DAHA İYİ ÖĞRENMEK VE HAYAT ENERJİNİZ HAKKINDA GENİŞ BİLGİ ALMAK İSTİYORSANIZ ; AKAŞA YAYINLARINDAN SEMRA AYANBAŞI'NIN ÇEVİRİSİYLE - DAN MILLMAN'IN "HAYATINIZIN AMACI " ADLI KİTABI- OKUMANIZI TAVSİYE EDEBİLİRİZ. BU KİTAPTAN ALINTILARLA SİZE SUNDUĞUMUZ HAYAT ENERJİLERİNİZ İSE ŞÖYLE SIRALANIYOR: (1) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ. -YARATICILIK VE GÜVEN'i temsil ediyor, Yaratıcı ve sanatçıları oluşturuyorsunuz. Hayat amacı 1 olanlar dünyaya pozitif yaratıcı enerji sunmak için burada bulunmaktadırlar.bu amacı gerçekleştirebilmeleri için , riskler almalı az seçilen yolu seçmeye cüret etmeleri ve güven duygularını geliştirmeleri gerekir. Başarılı olabilmek için yükse yaratıcılık ve güven sergilemiş bir kişiyi düşünün ve onu imgeleyerek gözünüzde canlandırın, bir yaratıcılık dinamosu oluşturarak niteliklerinizi geliştirin. (2)ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ İŞ BİRLİĞİ VE DENGE Yİ TEMSİL EDİYOR, en iyi diplomatları oluşturuyorsunuz. Bu bireyler sorumluluklarının sınırlarını belirlemek ve başkalarıyla uyum ve denge ve karşılıklı destek ruhu içinde çalışmayı öğrenmek için buradadırlar. Hayat amaçları çetin bir tırmanış içerdiğinden zorlu yollardan geçerler. 2 çok güçlü bir hizmet sayısıdır. Bu sayı hizmet etme, yardım ve yol gösterme itilimi yaratır ve genellikle bu kişiler isimsiz kahramanlar olarak hizmet edeceklerdir. Denge yasasını başarabilen ikiler dünyada sevgi dolu hizmetlerin kaynağı haline gelerek büyü saygı uyandırabilirler. (3) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ İFADE VE DUYARLILIĞI TEMSİL EDİYOR,en iyi hatipleri oluşturuyorsunuz.Duygusal hassasiyetlerinden yararlanarak dünyaya pozitif, yürekten kendilerini ifade etmek için buradadırlar. 3' ler kendilerinden kuşku duymak, aşırı hassasiyet gibi duygularla karşı karşıya gelebilirler. Hayat amaçları kolayca gerçekleşmediğinden zorlu bir sınavdan geçerler. Sevgi enerjileri ile açık bir kanal oluşturarak başkalarına sevinç ve ilham verirler. Dünya da bir ışık gücü oluşturabilecek kadar güçlüdürler. Kendilerinden kuşkuyu aştıkları an; bolluk ve bereket neredeyse hiç çaba göstermeden doğal biçimde onlara akar. (4) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ İstikrar ve süreç için buradasınız ve en iyi analistleri oluşturuyorsunuz.Dünyada istikrara kavuşabilmek için , önce fiziksel , duygusal ve zihinsel yönden bir iç istikrar duygusu yaratmanız gerekir."Uygun hazırlık, ortaya kötü işlerin çıkmasını önler," sözü 4 ler için iyi bir öğüt olabilir. Başarıya kesin bir niyetle ve uzun süre bir noktada odaklanmış çabalarla ulaşılır. Başarıya ulaşana dek, zorluklar ve sorunlar karşısında sebat göstermeniz gerekir. Sebat ve kararlılıklarınızın sınanacağı özel durumlar yaşayabilirsiniz. İçinizdeki sabırsızlık , her şeyin adım adım gerçekleşmesi sizi yorabilir ama hayat amacınızın bu şekilde gerçekleşeceğini unutmayınız. Eğer yukarıda belirlenen evrenin yasalarına ve sabırlı davranmaya gerekli dikkati gösterebilirseniz en uzak hedefleri bile aşacağınızdan şüpheniz olmamalıdır. Büyük anonim şirketlerin, çok uluslu dev firmaların, imparatorluk haline gelmiş yatırımcıların büyük bir bölümü dört enerjisi ile dünyaya bırakılmışlardır. Benliğini en yüksek düzeyde geliştirebilen dörtler Öz'ün (içlerindeki Tanrının) sorumluluğu almasına izin verirler. Yaratıcının sürecine güvenmeyi öğrendiklerinden zaman çerçevesi sınırına aldırmamayı ve başarının kendilerine doğru hızla yol aldığını bilebilirler. (5) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ ,ÖZGÜRLÜK VE DİSİPLİNİ TEMSİL EDİYOR VE EN İYİ KAŞİFLERİ OLUŞTURUYORSUNUZ. Hayat amacı beş olan bireyler, disiplin, odaklanma ve deneyim derinliği vasıtasıyla iç özgürlüğe ulaşmak için burada bulunmaktadırlar. İç özgürlüğü deneyimlemek 5'ler için en önemli şey haline gelebilir. İç özgürlüksüz, koşulları ne olursa olsun kendilerini mahkum gibi hissedebilirler. Eğer ona sahipseler, hiçbir şey onları bağlamaz ve bu tür iç özgürlük, dünyada kendine güven ve bağımsız hareketler olarak tezahür eder. Disiplin beşler için bir anahtar, bir çözüm yoludur; çünkü disiplin eksikliği odaklanma ve içsel kuvvetin gelişmesini önler. Disiplinli yaşam yoluyla özgürlüğün kapısını açacakları bilincindedirler hayatın tüm temelini oluşturan evrenin sipritüel yasalarının farkına vardıklarından daha derin bir özgürlük duygusuyla donanırlar. Sadece yüzeyde sekmekten çok, hayatı derinlemesine, deneyimin kalbine doğru kazacak disiplini geliştirmişlerdir. aşırı tutkuları ve serüvenci kişilikleri; onların heyecanlı ve sıradan olayları olağan üstü şeylere dönüştürmelerini sağlar. Çabuk kavrayan ve hızlı öğrenen kişiler olduklarından canları kolayca sıkılabilir. Evrenin oyun alanı olacağı noktaya dek bilinçlerini geliştirmeye çalışırlar. O noktada bedenlerine hapsolmaktan kurtulurlar, çünkü doğal duru görü yeteneği ile bedenlerinin çok ötelerine yolculuk yapabilecek haldedirler. (6) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ VİZYON VE KABULÜ TEMSİL EDİYOR VE EN İYİ YARGIÇLARI OLUŞTURUYORSUNUZ. Hayatın doğasında var olan mükemmelliği görmeyi başararak, kendilerini, dünyalarını ve yaşanan anı olduğu gibi kabullenmek için buradadırlar. bu bireyler idealizmin ateşini canlı ve parlak bir biçimde yanar halde tutarlar. Onlar insanları ellerinden geldiği kadar daha da iyisini yapmaya çağıran vizyonerlerdir. Esneklik ve kusursuzluk yasalarını uygulamayı başarabilirlerse vizyon ve umutla yaşayarak ideallerine ulaşırlar. Jan Dark, Kristof kolomb, İsaac Asimov gibi bizi harikalar diyarına götüren, Thomas Edison gibi dünyayı bir anda ışıklara boğan 6 enerjiisine sahip vizyonerler; bu yasaları eksiksiz uygulayabilenlerdir. Kendi doğalarında ve dünyada var olan hayatın pozitif yönünü keşfedenler, form dünyasının ardında parlayan mükemmellik ışığını görebilecek derinliğe erişebilirler. 6 enerjisiyle doğduysanız hayat amacınızın gerçekleşmesi için mutlaka kendinizi iyi ve başarılı biri olarak imgeleyin. Başkaları ve dünya için iyi şeyler hissetmeye ve yüksek adalet mekanizmasına güvenmeye devam edin. (7) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ EN İYİ BİLGİNLERİ OLUŞTURUYOR, İTİMAT VE AÇIKLIĞI TEMSİL EDİYORSUNUZ. Hayat amacı 7 olan bireyler, kendi içlerindeki, başkalarının içindeki ve yaşam süreçlerindeki ışık ya da öze itimat edebilmek için burada bulunmaktadırlar. Ama burada yapmakta oldukları şey kolayca gerçekleşmeyeceğinden sorunlarla karşılaşabilirler. Bağımsızlığa meyilli ve yalnızlığa ihtiyaç duyan kişilerdir. Topluluğu sever gibi gözükseler de, mahcup düşme konusundaki süptil korkuları nedeniyle özel süreçlerini nadiren paylaşırlar. 7'ler evrene büyük bir inanç duyabilirler. Bunu adeta çok önceden biliyorlarmışçasına güvenle kendilerini evrenin yasalarına bırakarak telaşsız bir yaşam sürebilirler. Derin gevşeme hali korkusuzluğa ve mistik bir doyuma ulaştırabilir. Bunu başarabilen 7'ler istismar edilmeye bile izin vermeye başlarlar. Artık korkusuz olduklarından içlerindeki ışığı açığa çıkarmak ve paylaşmak istediklerinden duygularını açığa vurarak büyük güçlerini gösterirler. Başkaları tarafından aldatılma ve ihanete uğrama beklentisi olan 7'ler büyük deneyimler yaşarlar. İtimat duygusunu geliştirdikleri ölçüde deneyimler hafifleyerek yok olur. Beklentiler yasasına uymayı başaranlar bu deneyimleri kolaylıkla aşarlar. Korkularından kurtulmayı başaramayan 7'ler korkuları nedeniyle "gerçek ben"lerini saklama eğilimindedirler. Hayatın satır aralarını okuyabilecek keskin zekaya sahip olan 7'ler, dünya çapında büyük düşünürler, yazarlar, mistikler, felsefeciler olabilirler. Onlar bazı şeyleri nasıl bildiklerini bilmeden bilebilirler ve içlerinde ulaşılmayı bekleyen zengin kaynaklara ancak cilalarından sıyrılarak ulaşacaklarını keşfettiklerinde tüm şekil ve detaylardan sıyrılmış sanatçılar haline gelmişlerdir. (8) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ EN İYİ HAYIR SEVERLERİ LUŞTURUYOR BOLLUK VE GÜCÜ TEMSİL EDİYORSUNUZ. Hayat amacı bolluk, güç ve itibarla çalışmak ve başarılarını kamu yararı için kullanmak üzere burada bulunan 8'ler, büyük arenalarda olduğu gibi, küçük arenalarda da doyum verici başarılar kazanabilirler. 8'lerin kaderinin merkezini oluşturan maddi başarı, kaçınılmaz surette parayı içerir. para bir enerji biçimi, hayatlarımızın termometresinde bir civa sütunudur. 8 enerjisi ile doğanlar bolluğu tezahür ettirirken sadece para için burada bulunmazlar. Dürüstlük yasasını iyi uygulayabilen 8 ler için itibar,başarı ve güç asla tanrılaşmayacaktır. yararlı hizmetler yaparak yasalar yeterli uygulanmış olacağından emeğin önemini anlayacaklar ve başarının aslında ter koktuğunu anlayacaklardır. 8'ler dikkat çekmekten hoşlanmasalar da , süptil yollardan dikkat çekmeyi başarabilirler. Saygı ve itibar görmenin çeşitli yollarını bilirler. Dürüstlük yasasını iyi uygulamayanlar, at gözlüklerini takıp insanları çiğneyerek para ve güce kestirmeden ulaşabilirler, ama en sonunda çok ağır dersler alırlar. Pozitif yönde çalıştıklarında ellerindeki bolluğu cömertçe paylaşabileceklerinden hayatlarının amacına ulaşacaklardır. Eğer aç gözlü davranırlarsa daha aç gözlü olurlarken, sevgiyle davranırlarsa, daha büyük sevgi gelişimi ile büyük bir enerji kazanabilirler. (9) ENERJİSİYLE DOĞDUYSANIZ EN İYİ LİDERLERİ OLUŞTURUYOR VE BÜTÜNLÜK VE BİLGELİĞİ TEMSİL EDİYORSUNUZ.9 ENERJİSİYLE HAYAT YOLUNDA OLANLAR, içlerinde ve başkalarının içinde tezahür eden ÖZ'E ( Tanrıya) itimat ederek ve onu izleyerek, dengeli sorumluluk, kendine itimat ve bütünlük (özü-sözü birlik) sorunlarını halletmek ve kalbin yüksek bilgeliğiyle uyum içinde yaşamak için burada bulunmaktadırlar. Deneyimleri aklileştirmek , gerçeklerle yüzleşmek ve onları aşmak zorundadırlar. Ayrıca kalplerde yazılı olan spiritüel yasaları öğrenmek için , zihinsel süreçlerden çok duygularda açığa çıkan yüksek bilgeliği yakalamak zorundadırlar. Özellikle 9 enerjisiyle bu dünyada yer alanların "kalplerinin danışmanlığını" en yüksek otorite olarak tanımak ve bunu deneyimlemek için burada yer aldığını söylemek gerekir. Önce kendilerine itimat ederek yüksek prensiplere ulaşabilirler. Duygu boyutu çok gelişkin olan 9 enerjisi vicdan ve evrensel bilinçaltı ya da sezgileriyle kendi yolunu rahatça bulabilir. Çoğu kendine güvenli görünür ve liderlik enerjisiyle ilişkili doğal bir karizmaya sahiptirler. Sürekli kendilerini yeniden tanımlamaya çalışırlar ve kendilerini tanrının iradesiyle karıştırabilirler. Yüksek hizmete adanmışlıkları ve başkalarına destek sağlama arzuları hayat amaçlarını oluşturur. Bunu yaparken sipritüel bir dil kullanmazlar. Mahatma Ghandi, Elvis Presley, Albert Schweitzer, gibi ünlüler de aynı hayat enerjisiyle doğmuşlardır. Ateşe yaklaşmaktan değil yanmaktan korktuğundan spiritüellikten de bu yüzden korkarlar. (SIFIR ENERJİSİ İLE DOĞANLAR İÇSEL YETENEKLERİ TEMSİL EDERLER. O BİR HAYAT AMACINI İÇERMEZ. DAHA ÇOK POTANSİYEL KAYNAKLARI VE SEZGİYİ İFADE EDER.) Kendilerini ne kadar hizmete adarlarsa o kadar içsel yetenekleri gelişecektir. Güçlü sezgileriyle yerinde kararlar vererek başarıya ulaşacaklar ve içsel yolculuklarında büyük bir mutluluk yaşayacaklardır. Boş bir odada bile o odada yaşananları hissedebilecek kadar incelmiş duyarlılıkları, önceden yaşanmış olayları bilmelerini sağlar. Bu niteliklerini kötüye kullandıklarında zorlu bir hayat yaşayabilirler. Pozitif kullanımda ise en yüksek dağları aşabilecek gücü yakalarlar. Bu gücü daha verimli hale getirebilmenin yollarını aramak ve yararlı olmak hayat yolculuğunda en büyük mutluluğu yaşamalarına neden olacaktır. Alinti |
Newton'un ışık teorisinde olduğu gibi...
Lafı fazla uzatmadan sizi bu galeri ile baş başa bırakıyoruz...




karalamaları anlamanızın yolları.
Çocuğunuz; el ve göz koordinasyonunun oluştuğu, renkleri ve şekilleri öğrenmeye başladığı bu dönemde ilk karalamalarını yapmaya başlar. 2 yaşındaki çocuğunuz gördüğünü ya da çizmek istediğini değil, çeşitli karalamalarla bedeninin istediği şeyi çizecektir, çünkü bu yaş çocukları için resim yapmak, ellerinin ve kollarının hareketini kağıda dökmektir. Önceleri kırık dökük kısa çizgiler, kol hareketleriyle oluşan geniş ritmik çizgiler, daha sonra bilek hareketlerinin oluşturduğu karışık yuvarlak çizgilerden oluşan ve son derece anlamsız görünen bu karalamalar, aslında ileride yazacakları rakamları ya da harfleri oluşturan çizgilerdir. Çocuğunuz rastlantısal olarak oluşturduğu çizgileri kendisinin yarattığını keşfediyor ve her büyük kaşif gibi bundan büyük haz alıyor. Gücünün yansıması ve bu yansımadan aldığı haz, çocuğu, daha iyisini yapana kadar tekrarlamaya iter. Çizmek için yalnızca bileklerini değil tüm kolunu kullandığından; bol bol boş yere ihtiyacı vardır, bu nedenle büyük ebatlarda kağıt kullanmasını sağlamanız daha iyi olur. 3 yaşlarına doğru, rahat rahat karalayabilmek için duvarların ne kadar uygun olduğunu keşfederler. Salonunuzun duvarındaki şaheseri gördüğünüzde “Ne yaptın!” diyerek ani tepkiler vermek yerine, yüzünüze muzip bir gülümseme yerleştirip, bunu bir de kağıt üzerine yapıp yapamayacağını sormayı deneyin. Şaheserlerini buzdolabının üstüne ya da duvara asılmış görmek hoşuna gidecektir. Bu arada, 2 yaş döneminde, yaratıcılığını sınırlayacak boyama kitaplarından uzak durun.
Çocuğunuz 3 yaşından sonra dil ve motor hareketlerinin gelişimiyle birlikte çevresindeki eşyaları tanımaya ve onlara ait sembolleri edinmeye başlar ama bu semboller henüz parmaklarının ucuna dökülmüş değildir. Size yalnızca bir grup çizgi gibi görünen resmi, hatta çoğu zaman bir öncekiyle tıpatıp aynı olan bu bir grup çizgi; ona göre kimi zaman bir çiçek, kimi zaman bir ağaç ya da bir insan bile olabilir. Bu yaştaki çocuklar genellikle daireler ve kareler yapmak için çizgileri birleştirmeye başlarlar. Bu şekillerin içlerini boyayabilir, içine çeşitli çizgiler ekleyebilir, iki nokta koyarak gözleri diyebilir ya da etrafına çizgiler koyarak bir çiçeği ya da güneşi betimleyebilirler. Tipik 3 yaş çocuğu belli bir şey yapmak üzere çizime başlamaz ama yaptıktan sonra çizdiği şeyin bir ağaç ya da kurbağaya benzediğini söyleyebilir, çizdiği şey ona bunları anımsatabilir. Bazen de yaptığı çizimi uzun süre hiçbir şeye benzetemeyebilir, ya da o basit ama basit olduğu kadar engin bilgeliğiyle ‘çizgi’ diyebilir. Bu karalamaların tadını çıkarın, çünkü çok kısa bir süre sonra belirli bazı çizgiler, bir eşyanın ya da nesnenin yerini alacak ve o hep öyle çizilecektir. Bir ağaç çizmeye karar verdiğinde hep aynı ağacı çizecek, hatta temiz bir sayfa isteyip “Başka bir resim yapacağım” dediğinde de yine aynı ağacı çizecektir. Bu aşamada size düşen, çocuğunuzun yarattığı şaheser hakkında onunla sık sık konuşmak ve çizdiklerini anlamaya çalışmaktır. Unutmayın ki, kendini en güvenli ve değerli hissettiği anlar, onu tüm içtenliğinizle dinlediğiniz anlardır. Yaptığı resimlerle ilgili kendi yorumlarınızı sunmaktansa, size ne çizdiğini anlatmasına izin verin. İnanın, sahip olduğu hayal gücüyle sizi şaşırtacaktır!
Renkleri, sembolleri ve şekilleri gerçek hayata çok uygun olmasa da, bu yaştaki çocuğunuz tam bir sanatçı adayıdır. Tipik 4 yaş çocuğu nesnelerin nasıl görünmesi gerektiğine dair olan kurallara uymaz. Bu dönemde yaptıkları resimler bildikleri değil hayal ettikleridir. 4 yaş döneminde çocuğunuzun hayal gücü doruk noktasındadır, masallara düşkünlüğü de bundandır. Resimlerinde kullandıkları renklerin gerçek hayattaki karşılıklarına uygun olup olmaması önemli değildir, önemli olan rengin kendi güzelliğidir. Bir ağacın gövdesinin kahverengi, yapraklarının yeşil olduğunu bilir ama bunu başka şekilde yapmak onun için daha keyiflidir. Resimlerinin gerçekliği, güzelliği ya da çirkinliğiyle ilgilenmezler. Onlar için önemli olan keyifle ve heyecanla resim yapmaktır. Bunu bilmeniz onu yargılamamanızı, eserlerine müdehale etmemenizi sağlayacaktır. Hangi nedenle resim yapılırsa yapılsın, önemli olan çocuğun bu etkinlikten duyduğu hazdır. Hatalarını vurgulamaktan çok, özgünlüğünü ve kendine haslığını övün. Dilediğince hayal kurmasına izin verin. Hayatlarımıza kattıkları en büyük güzellik bu değil mi zaten?
Bu dönemde çocuğunuz kendine en yakın ve en ilginç gelen şeylerin resmini yapmaya başlar. Yani sizin… İlk insan sembolünü, yuvarlak bir baş ve çizgi halinde ayaklar oluşturur. Ama kısa sürede gözler için iki küçük dairenin ve dudak için bir çizginin olduğu bir surat ortaya çıkacaktır -saç ve kulaklar gibi ayrıntıları bile ekleyebilir-. Göz ve ağız gibi hareketli organlar resmin önemli unsurlarıdır. İşte bu zamanlarda gülümsemenizin onun için ne kadar değerli olduğu bir kez daha ortaya çıkar. Edinilen her yeni sembol onun kendi buluşudur, tıpkı bu yaşlarda yaptığı diğer her şeyde olduğu gibi. Yaratıcılığının en yoğun olduğu dönemdedir, henüz yapamama endişesi taşımaz, özgürdür, kendine güvenir, yaptığı her işte en az oyun oynarken olduğu kadar ciddidir, çünkü çok önemli bir iş yapmaktadır. İşte bu yüzden, çocuğunuzun yaptıklarını ve yarattıklarını siz de önemseyin. Çocuğunuz büyük bir ciddiyetle çok önemli bir misyonu yerine getiriyor, keşfediyor! Çocuğunuzu parmak sayıları ya da kol ve bacakların konumu gibi konularla ilgili uyarmayın. Gülümseyen bir suratı ya da çöp adamı nasıl yapacağı ile ilgili konuları ona öğreterek yaratıcılığını kısıtlamayın.
5 yaşından sonra çocuğunuzun resimleri çok daha ayrıntılı hale gelir. Çevresi hakkında edindiği bilgilerin artmasıyla sembolleri de çeşitlenerek artar. Çizdiği resimler her çocuğun çevresine ve deneyimlerine göre farklılık gösterir. Belli bir şekle takıntılı hale gelebilir: göz kirpikleri ya da hiç bitmeyecek diş sıraları gibi şeyleri ayrıntılı ve büyük ebatlarda çizebilir. Ama çocuğunuz insan çizme konusuyla ilgilenmiyorsa, onu zorlamayın. Hayvanları, arabaları ya da binalar gibi nesneleri çizmeyle daha ilgili olabilir. Bu dönemde resimleri yalnızca çizgi sistemi olmaktan çıkıp, içini boyalarla doldurduğu resimler haline dönüşmeye başlar. Bir süre sonra da şekiller kağıt üzerine gelişigüzel sıralanmaktan kurtulur ve belirli bir düzen alır. Ama henüz perspektif yoktur, şekiller yer ve gök çizgisi arasında bir yerlerde sıralanır. Size düşen yaptığı sanat eserini analiz etmek ya da öneriler sunmak değil, onu basitçe takdir etmektir.









